20 Haziran 2019 Perşembe
eskişehir öğrenci apartlar yurtlar barınma yurt apart

"RAMAZAN KONFERANSLARI" SÜNNET TASAVVURUMUZ

SÜNNET TASAVVURUMUZ ÇOK EKSİK, HATALI, SIĞ VE OLDUKÇA DAR BİR TASAVVURDUR. SÜNNET HZ. PEYGAMBER’İN HAYAT TARZI OLARAK ALGILANMALI; ZİHNİYET, KULLUK BİLİNCİ, TOPLUMSAL İLKE VE ESASLAR OLARAK TASAVVUR EDİLMELİDİR

Eskişehir Türk Ocağı’nın otuz bir yıllık geleneği “Ramazan konferanslarının” bu yılki ikinci programı 19 Mayıs 2019 Pazar günü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Kadir Demirci’nin “Sünnet Tavvurumuz” başlıklı bir konuşması ile gerçekleşti. Konuşmada Sayın Demirci özetle:

Sünnet İslam düşüncesinin en önemli kavramlarından biridir. Nitekim Hz. Peygamber veda haccında “Size iki şey bırakıyorum onlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe yolunuzu kaybetmezsiniz: Bunlar Allah’ın Kitabı ve benim Sünnet’imdir” buyurarak Sünnet’in Müslümanlar için ne denli önemli bir Peygamberî miras olduğunu ifade etmiştir. Hz. Peygamber’in bu sözünde de ifade edildiği gibi Sünnet, Allah’ın Kitabı ile birlikte Müslümanlara doğru yolu gösterecek, yollarını kaybetmemeleri konusunda kendilerine rehberlik edecek bir kaynak olarak takdim edilmektedir. Acaba bugün Müslümanlar kendilerine Peygamberden miras olarak kalan Sünnet’e Hz. Peygamber’in yüklediği anlamı ve fonksiyonu atfedebilmekte midir? Sünnet’i tıpkı Hz. Peygamber’in sözünde yer aldığı gibi Allah’ın Kitabı ile birlikte, Müslümanlar için doğru yolda yürümelerini sağlayacak, hayat içinde kaybolmalarına engel olacak bir hayat rehberi olarak tasavvur edebilmekte midir? Görünen o ki, Müslümanların kahir ekseriyetini dikkate alarak bu sorulara müspet bir cevap verebilmek mümkün değildir. Çünkü, Müslümanlar tarafından Sünnet, Allah’ın Kitab’ı ile birlikte mütalaa edilememekte, büyük oranda hadis rivayetleriyle özdeşleştirilmektedir. Diğer taraftan Sünnet, Müslümanların hayatlarında kendilerine rehberlik edecek bir kılavuz olarak da anlaşılmamakta, bol sevap elde etmeyi, Hz. Peygamber’in şefaatına, bereketine nail olmayı doğuracak çoğunlukla taklide dayalı bireysel ve şeklî davranışlar olarak tasavvur edilmektedir. “Bir kapta ne varsa dışarıya o sızar” sözünden hareketle Kur’an’la birlikte mütalaa edilmeyen, bireysel ve şeklî davranışlara indirgenmiş bir Sünnet tasavvurundan Müslümanların hayatına çok fazla bir şeylerin sızması mümkün değildir. Zira bireysel ve şeklî davranışları yerine getirmek İslam’ın arzu ettiği Müslüman şahsiyetini inşa etmeye muktedir olamayacaktır. Çünkü böyle bir Sünnet anlayışı Müslüman şahsiyetini inşa etme amacını taşımamakta, sevap elde etme ve ahirette Peygamber’in şefaatına nail olmayı hedef almaktadır. İslam’ın hedeflediği Müslüman şahsiyetini inşaya muktedir olamayan bu Sünnet tasavvuru Müslümanların toplumsal hayatlarını inşa etmeye hiç mi hiç muvaffak olamayacaktır. Herhangi bir Müslümana “Sünnet nedir, Hz. Peygamber’in sünnetinden birkaç örnek verir misiniz?” diye sorduğunuzda aldığınız cevaplar, Sünnet kavramının, Müslümanlar tarafından neden ivedilikle gündeme alınması gerektiğini bize çok açık bir şekilde gösterecektir. Çünkü Sünnet olarak verilen örnekler bırakın bir Müslüman toplumu düzenlemeyi bir bireyi dahi inşa edemeyecek, onu erdemli, faziletli, ilkeli, şahsiyetli bir Müslüman yapamayacak muhtevada örnekler olacaktır. Bu konuşma Sünnet tasavvurumuza dair olan ile olması gerekeni ortaya koyan bir konuşma olacaktır. Konuşmanın ana mesajı şudur: Sünnet tasavvurumuz çok eksik, hatalı, sığ ve oldukça dar bir tasavvurdur. Sünnet Hz. Peygamber’in hayat tarzı olarak algılanmalı; zihniyet, kulluk bilinci, toplumsal ilke ve esaslar olarak tasavvur edilmelidir dedi.

Program sonunda Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal tarafından Doç. Dr. Kadir Demirci’ye şükran beratı ve hediyeler takdim edildi.



Gönderen: haber

YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
eskişehir güvenlik kamerası
Eskişehir Kültür-Sanat Haberleri

Eskişehir Kültür-Sanat Haberleri